Metaverse Platformlarında Sanat: Zihnin Nihai Tuvali mi Yoksa Auranın Sonsuz Yitimi mi?

İzleyicinin, sanat eserinin ve sanatçının dönüşümüne tanık olduğumuz dijital dönemde, sanat üzerine yapılan tartışmaların merkezinde sanatın anlamı yer alır. Walter Benjamin, teknolojiyle kopyalanabilir hale gelen sanat eserinin aurasını yitirdiğini söyler. Arthur C. Danto ise 1960’lardan itibaren v...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Bahar Kayıhan
Format: Article
Language:English
Published: Ankara Haci Bayram Veli University 2023-12-01
Series:Yeni Medya
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3613124
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:İzleyicinin, sanat eserinin ve sanatçının dönüşümüne tanık olduğumuz dijital dönemde, sanat üzerine yapılan tartışmaların merkezinde sanatın anlamı yer alır. Walter Benjamin, teknolojiyle kopyalanabilir hale gelen sanat eserinin aurasını yitirdiğini söyler. Arthur C. Danto ise 1960’lardan itibaren ve özellikle de dijitalleşme ile birlikte sanatın estetik bir kaygısı olmadığını söyler. Bu bağlamda Metaverse içerisinde yer alan sanat eserlerinin bir estetik değeri ya da aurası olduğunu söylemek mümkün müdür? Metaverse’in zihnin yaratıcılığına uygun bir ortam hazırladığı söylenebilir mi? Yoksa Metaverse, auranın nihai yitimine mi neden olmuştur? Bu tartışma ekseninde, bu yazıda, ilk olarak Metaverse içerisinde sanatın nasıl dönüştüğü ve ne anlama geldiği, ardından bu çerçeveden yola çıkarak 4. Metaverse Sanat Haftası değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, çevrimiçi ortamları, insan topluluklarını veya kültürleri anlamaya yönelik olarak tercih edilen netnografi yöntemi kullanılmıştır. Katılımcı gözlem yapılarak, bir Metaverse platformu olan Decentraland’de 19-23 Temmuz 2023 tarihleri arasında gerçekleştirilen 4. Metaverse Sanat Haftası’nın galerileri ve etkinlikleri beş gün boyunca takip edilmiştir. Sonuç olarak, 1960'lardan itibaren ortaya çıkan ve dijitalleşme ile daha da belirginleşen sanatın sonunun mu geldiği tartışmalarının bir sonuca ulaştığı görülmektedir. Ernst Hans Gombrich’in “Sanat’ın Öyküsü” eserindeki, sanatın her dönemde, döneminin ruhuna uygun bir şekilde dönüşüm geçirdiği yönündeki değerlendirmelerini bu döneme de uyarlayabiliriz. Önceki dönemlerde olduğu gibi sanat bu dönemde de biçim değiştirmiştir. 2020’lerin sanatı, çağın ruhuna ve diğer toplumsal gelişmelere paralel bir şekilde geçici, estetik kaygısı olmayan, tek bir anlam barındırmayan, açık, dijital olanaklarla ve iletişim alanı ile bütünleşmiş, politik ve sorgulayıcı olabilen, müzik ve eğlence ile iç içe, performatif, etkileşimli ve merkeziyetsizdir.
ISSN:2587-1285